Ana Sayfa Eğitim Aslıhan Zorba: “Korece seçmeli ders olmalı”

Aslıhan Zorba: “Korece seçmeli ders olmalı”

530
aslıhan zorba

Geçtiğimiz haftalarda öğrencilerime bir ödev verdim. Kısaca kendilerinden, hayallerinden bahsettiler.

Aralarında “Korece öğrenmek istiyorum ve bunun için uğraşıyorum” diyenlerin sayısı dikkatimi çekti.

Evet, 1990’lardan beridir K-pop’un yükselişi, dizi ve filmlerinin sıklıkla bize uyarlanması vs zaten durumu açıkça gösteriyor ancak şu an bu kadar net bir şekilde Korece öğrenmek için çabaladıklarını, dersler aldıklarını görmek biraz ilginç oldu.

Ben de hemen konuyla ilgili merak ettiklerim için Aslıhan Zorba‘nın kapısını çaldım.

Erciyes Üniversitesi Kore Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu olan Zorba, bir süre Kore’de Chung-nam Ulusal Üniversitesi’nde de eğitim almış.

Pandemi öncesi Halk Eğitim bünyesinde, belediyelerde ve birçok özel dil okulunda öğretmenlik yapan Zorba, şu an eğitimlerine online olarak özel derslerle devam ediyor.

Zorba, devlet tarafından güvence altına alınmış, içeriği denetim altında olan derslerin çok daha sağlıklı olacağını belirterek, “Okullarda seçmeli ders olarak eğitime başlanması en büyük isteklerimden biri” diyor.

Aslıhan Zorba’nın kaleme aldığı
‘Korece Kelimeler ve Dilbilgisi’ kitabı bulunuyor.

Röportaj: Pınar Karahan

Son yıllarda çok ciddi bir şekilde Korece öğrenme isteği var ve her geçen gün artıyor. Bunun nedeni nedir? Dizi, filmler ve müzikler bu ilginin artmasında ne kadar etkili?
Tespitiniz oldukça yerinde, son yıllarda Korece hiç olmadığı kadar popüler. Bu ilginin büyük bir kısmı “Hallyu” yani “Kore Akımı”ndan kaynaklanıyor. Korelilerin cinsel ve şiddet içeriğinden uzak, aile yapısına uygun film ve dizi senaryoları, renkli sahne performanslarıyla KPOP her geçen gün hayran sayısını arttırıyor.

İş konusunda Korece bilmek büyük bir avantaj sağlıyor mu?
Kore ve Türkiye yıllardır müttefik. Siyasi ilişkilerin yolunda olması, Kore’nin sanayi ve teknoloji endüstrisinde söz sahibi olması, müşterek yatırımlar yürüten şirketlerde Kore dili bilen bireyler için istihdam imkânı oluşturuyor diyebiliriz.

Kore kültürü ve Türk kültürü birbirine ne kadar yakın ya da uzak?
Temelde birçok şaşırtıcı benzerlik mevcut. Sebebinin iki ülkenin atalarının Şamanizm’e uzun yıllar inanması olduğunu düşünüyorum. Ataerkil zihniyet, büyüklere saygı, batıl inançlar oldukça benzer. Yemek kültürünü önemli bir fark olarak sayabiliriz.

Ortalama ayda ya da yılda kaç kişiye Korece dersi veriyorsunuz? Bir sınıfta kaç kişi oluyor genelde?
Ayda ortalama 60 öğrenciye ders veriyorum fakat sayının azlığında salgın unsurunun önemli etkisi var. Önceden her hafta 30-40 arası yeni öğrenci ile tanışma fırsatım oluyordu. Sınıflar ortalama 15 kişiden oluşuyor.

PSY

Bu dili ortalama bir seviyede konuşmak ve anlamak için kaç aylık bir eğitim gerekiyor?
Kişinin yatkınlığı ya da çalışma disiplinine bağlı olarak 8-10 ay arasında bir çalışma gerekli.

Korece öğrenmek isteyenlere özellikle neleri yapmalarını tavsiye ediyorsunuz?
Her şeyde olduğu gibi Korece’de de geçerli olarak yetkin kişilerden öğrenmelerini, doğru kaynak edinmelerini tavsiye ediyorum. İnternet bloglarından ya da sosyal medyadan öğrenilebilecek bir dil değil. Bilgi kirliliği aşılmaz bir hal almadan alanında uzman insanlardan ders alarak ya da yayınlarından faydalanarak süreci yürütmeliler.

Korece öğretmenlerinin de sayısı artıyor

Türkiye’de Korece öğretmenlerinin ya da eğitimlerinin sayısı hakkında bir bilginiz var mı?
Avrupa dilleriyle kıyaslanamayacak kadar az olduğunu zannediyorum. Fakat günden güne arttığı bir gerçek. Artık daha fazla Kore dili mezunu ve daha hevesli bir öğrenci kitlesi var, bunlar arz talep oluşturarak sürekli büyüyor. Bir de Korece’nin devlet okullarında seçmeli ders olarak gösterilmesi meselesi var eminim dersler başladığında hobi olarak öğrenmekten çok daha profesyonel bir ihtiyaç haline gelecektir.

Öğrencileriniz genellikle ne soruyorlar size? En çok neleri merak ediyorlar Kore ya da Korece hakkında?
Ben daha çok sormadıkları şeylere dikkat ediyorum. Mesela Kore’nin gerçekte nasıl bir yer olduğunu soran olmuyor. İzledikleri kadarının gerçek olduğuna çok ikna olmuş haldeler. Genellikle orada nasıl eğitim alabilecekleri, iş bulabilecekleri ya da ikamet edebilecekleri yönünde sorular oluyor. Onun dışındaki her şeyi biliyorlar ya da bildiklerine eminler diyebiliriz.

BLACKPİNK
“En küçük 5, en büyük öğrencim 53 yaşında”

Öğrencilerinizin yaş aralığı nedir? Daha çok gençler mi, çalışan daha orta yaş kişilerden mi ilgi var?
Her yaş grubundan öğrencim var en küçük öğrencim 5, en büyük öğrencim 53 yaşında. Ama 15-22 yaş arası büyük çoğunluğa sahip. Kore’de eğitim almak için hazırlık evresi ya da ileride iş bulma şansını arttırmak için lise ve üniversite öğrencilerinin ilgisi daha yoğun oluyor.

Siz bir eğitimci olarak bu konuda “Mutlaka şunlar yapılmalı” dediğiniz neler var? Herhangi bir şekilde devlet desteği vs…
Bence devlet tarafından güvence altına alınmış, içeriği denetim altında olan dersler çok daha sağlıklı olacaktır. Maalesef ülkemizde dil kursu adı altında dini ve siyasi fikirler yaymayı amaçlayan yabancı yatırımcılar oluyor. Bu dille ilgilenen yaş grubunun %70’lik bölümünün 18 yaşın altında olduğunu varsayarsak vicdan ve fikir istismarı gibi çirkin tablolar ortaya çıkabiliyor. Bence bir an önce müfredat oluşturulmalı, işletmeler ve öğretmenler (yabancı) denetlenmeli. Okullarda da seçmeli ders olarak eğitime başlanması en büyük isteklerimden biri.

Siz ayrıca ‘Korece Kelimeler ve Dilbilgisi’ kitabını kaleme aldınız. Ne kadar oldu yayınlanalı?

Kitap maalesef bir ihtiyaç olduğu için yazıldı. Materyaller çok sınırlı. Piyasada kıymetli hocalarımın kitapları dışında pek yayın yok. Ünite temasıyla dilbilgisi ekleri öğreten ve bu eklerle kullananılabilecek kelimelerin bulunduğu öğretmen eşliğinde sınıf ortamında kullanmaya uygun bir kitap. Alfabe ve okuma kurallarından, yani sıfırdan başlayarak temel Korece’nin tamamını oluşturuyor. Basılalı 1 yıl olmak üzere, aldığım geri dönüşlerden mutluyum -ki zaten kitap ticari bir amaçla hazırlanmadı.