Ana Sayfa Sağlıklı Yaşam Cen Cam Kurucusu Ceren Karabacak Şahin: “Dönüştürmekten ziyade tekrar kullanmak çok önemli!”

Cen Cam Kurucusu Ceren Karabacak Şahin: “Dönüştürmekten ziyade tekrar kullanmak çok önemli!”

96
cen cam

Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra cam eğitimi alarak camın sakin üretim sürecinden çok etkilenen Ceren Karabacak Şahin, kısa süre sonra İstanbul’da Cen Cam Atölyesi’ni kurdu. “Boşlukları doldurmak için başladığım cam süreci hayatımın merkezine yerleşti” diyen Şahin,  “Cen Cam’ın bana öğrettiklerinden biri de dönüştürmekten ziyade tekrar kullanabilmek oldu. Artık bir kullanım şansı kalmadığında dönüşüm çareleri aramak gerekiyor!” diyor.

Röportaj: Sevda Yılmaz

  • Merhabalar, Cen Cam hem ürünleri hem de doğaya katkıları ile dikkat çeken bir marka. Kullanıcılar hangi ürünleri bulabiliyor?

İlk üretime başladığımda takılar ön plandaydı. Tabii zamanla ben ve atölye birleşip bütünleştikçe kendi hayatımda kullanmadığım plastik pipetlere “Alternatif bir şey olabilir mi?” düşüncesiyle cam pipet fikri ortaya çıktı.

Ürün yelpazemiz çok geniş çünkü tasarımlar İstanbul’dan besleniyor ve İstanbul doğurgan bir ana gibi hiç beklemediğin bir yerde ilhamlarıyla büyüleyebiliyor. Benim sürekli yeni şeyler üretme merakım da etkili oluyordur. Ayrıca cam hissediyor, görüyor, duyuyor. Bazen cama ben şekil versem de çoğunlukla onun almak istediği şekillere saygı duyuyorum ve sonuç kullanıcısının hayal ettiği şey oluyor.

  • Özellikle cam pipetlerin yeri çok önemli. Siz bu ürünlere beklediğiniz ilgiyi görebildiniz mi?

Başlarda sadece çevremdeki insanlara, arkadaşlarıma, aileme kullandırtabiliyordum ve bu fikrin yalnız bu küçük kitlede kalacağını düşünüyordum. Fakat zaman içerisinde gördüm ki lezzet kaygısıyla, çevresel kaygılarla, estetik kaygılarla vs. cam pipet fikrine sıcak bakan binlerce insan varmış. Bu sayede Cen Cam’ın takı dışında bir de sürdürülebilir mutfak gereçleri başlığı oluştu. Bu başlıkta ilginç taleplere de yanıt verdik. Mesela bir sendromdan dolayı sıvı tüketiminde çok zorlanan bir bebeğe özel cam pipet ürettik ve bu benim atölyeme bakış açımda çok farklı bir kapı daha açtı.

Cen Cam’ın sürdürülebilir mutfak gereçlerine gösterilen ilgi her geçen gün daha da artıyor ve bu gerçekten heyecan verici çünkü sadece bir bireyin cam pipet kullanmaya başlaması her yıl yüzlerce plastik pipetin sokağa atılmaması demek. Maalesef geri dönüşüm süreci bulanık bir süreç. Hâlâ nelerin geri dönüştürülebileceği tam bir muallak.

  • Neden?

Mesela üzerinde çok küçük de olsa bir leke olan ya da parçalanmış kolilerin geri dönüştürülemediğini duymak beni çok şaşırtmıştı. Çünkü biz çöpleri ayrı ayrı attığımızda çöplerin geri dönüştürüldüğünü düşünüyorduk. Bu konuda kendimizce şöyle bir çözüm ürettik. Geri dönüştürülemeyen kartonları paketlemede kullandık ve bu sayede o kartonlara bir kez daha şans verdik. Yeni karton ürettirmekten vazgeçmiş olduk.

Cen Cam’ın bana öğrettiği en önemli şeylerden biri şu ki; dönüştürmekten de ziyade tekrar kullanabilmek, artık bir kullanım şansı kalmadığında dönüşüm çareleri aramak! Atölyemizde de hiçbir cam parçası çöpe gitmiyor ve hepsine tekrar tekrar bir şans daha veriliyor, bir şekilde yeniden hayata kazandırılıyor.

  • Cam ürünlerin avantajlarını bilmemize rağmen aslında hak ettiği değeri vermiyor gibiyiz değil mi?

Cam insanoğlunun hayatında yaklaşık 5000 yıldır olan bir malzeme üstelik sadece yaşamsal faaliyetler olarak değil takılar, boncuklar olarak da hep varmış. Fakat bir dönem biz mutfaklarımızdan, çekmecelerimizden çıkarmışız ve en büyük korkumuz ise ‘cam kırılır’ olmuş. Hâlbuki her şey kırılabilir. Bunun biraz da endüstriyel dönüşümde cama yapılan bir haksızlık olduğunu düşünüyorum. Onun yerine plastik ürün kullanmışız. Son 70 yılda plastik kullanımı katlanarak artmış. Plastiğin; kanserden kısırlığa, davranış bozukluğuna kadar birçok hastalığa neden olduğu araştırmalarla kanıtlanmış. Açıkçası sağlıklı olmasının yanı sıra cam bardaktan aldığımız lezzeti de hiçbir malzemeden alamayız. Dilerim ki cam yeniden hayatlarımızda hak ettiği yeri alır.

  • Siz, eşyaların hikâyelerini bilmemiz gerektiğini de vurguluyorsunuz. Bunu biraz açabilir miyiz? Tam olarak nedir söylemek istediğiniz?

Aslında cam özelinde konuşmaya gerek yok. Evlerimize soktuğumuz, her gün dokunduğumuz eşyaların hikâyelerini bir nebze bilmeliyiz. Mesela o takı üretilirken çocuk işçi çalıştırılmış mı? İşçiler haklarını alabilmiş mi, mesai saatleri insancıl mı? Malzemeleri tedarik edilirken doğaya zarar verilmiş mi? Belki çok klasik ama gerçekten başka dünyamız yok ve bu dünyadaki kaynakları da iyi kullanmak zorundayız. Dünyanın diğer ucunda sömürülen bir çocuğun haklarını savunmak zorundayız. Tüketici neyi talep ederse, üretici ve endüstri onu verecektir. Bu yüzden ürün alırken gerçekten kendimizi çok zorlamasak da o ürünün önümüze gelme sürecini birazcık bilmek bizlere de kendimizi iyi hissettirecektir. Bana göre ne iş yaparsak yapalım masaya oturmadan önce vicdanımızı gözümüzün göreceği bir yere bırakıp çalışmaya öyle başlamalıyız.