Ana Sayfa Gündem Dünya Çevre Günü’nde bir kez daha yineleyelim: Ne ekersen onu biçersin!

Dünya Çevre Günü’nde bir kez daha yineleyelim: Ne ekersen onu biçersin!

247
dünya çevre günü

Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve kendimize soruyorum:

“Bir yer düşünelim ki kirlenmenin her türlüsüne hiç arzu edilmeyen boyutlarda hedef bırakılsın. Sonra da önlem almak bir yana hiçbir şey olmuyormuş gibi sorgusuz sualsiz orada yaşansın. Böyle bir yerde yenilen, içilen gıdaların bırakın sağlıklı olmaları az zararlı olmaları bile mümkün müdür acaba?”

Sağlığımıza zararları nelerdir

Tarım Koruma ilaçlarının izin verilen doz ve zamanlarda kontrollü olarak kullanılmadığı takdirde faydasından çok zararları olmaktadır. Bu zararların en başında çok kısa sürede oluşan akut zehirlenmeler gelirken, vücudumuzda başta yağ dokuda olmak üzere çeşitli organlarda yıllarca birikerek kansere neden olurlar. Tabii ki doğal çevrede yaşayan canlılara ve su havzalarına verdikleri zararlar konunun diğer önemli bir boyutudur.

Hangi yoldan bulaşırlar

İlaç yaparken direkt bulaşan Tarım Koruma ilaçları, kullanıldığı tarım ürünlerinde bıraktıkları kalıntılarla da soframıza gelirler. Ayrıca bu ilaçlarla bulaşmış yem bitkileri ile beslenen hayvanlardan elde ettiğimiz ürünlerle de sağlığımız tehlikeye girer.

Tarım ürünlerinde başka ne gibi kimyasal tehlikeler vardır

Tarım Koruma ilaç kalıntılarının dışında suni gübre ile gübrelenmiş topraklardan elde edilen sebzelerde nitrat oranları çok yüksek olabilmektedir. Nitrat vücudumuzda kuvvetli kanserojen olan Nitrite dönüşmektedir. Sanayi bölgelerine yakın tarım alanlarında kirlenen su kaynakları ve hava nedeniyle başta Kurşun olmak üzere cıva, arsenik ve kadmiyum gibi ağır metaller de tarım ürünlerine ulaşabilmektedirler. Bunların haricinde radyoaktif serpinti ve kirlenmelerde de tarım ürünleri sağlığımız için çok tehlikeli bir hale gelebilmektedir.

Nasıl korunacağız?

Korunma amacıyla tüm dünya ülkelerinde sebze ve meyvelerdeki olası kimyasal kalıntılar ile ilgili maksimum kalıntı dozları belirlenmiştir. Ayrıca bu gibi ilaçların son kullanımlarından sonra mecburi bekleme süreleri de vardır. Soyma işlemi ile bu ilaç kalıntılarından çok yüksek oranlarda korunabilirken, yıkama ve pişirme ile bu kalıntılardan zararsız bir şekilde korunmamız maalesef yetersiz kalmaktadır. Aslında en kalıcı ve önemli tedbir tarım koruma ilaçlarının satışının ve kullanılmasının Ziraat Mühendislerimizin kontrolünde ve gözetiminde olması ve bu kurala titizlikle uyulması, uymayanların toplum sağlığını tehlikeye attıkları için ilgili yasa ve yönetmelikler çerçevesinde cezalandırılmaları ile olacaktır.

Ne ekersen onu biçersin!

Niye mi?  Çünkü bugün sorumsuzca kullandığımız Tarım Koruma ilaçları sebze ve meyvelerle bize hemen geri dönebildiği gibi işlem görmüş hazır gıdalarla da çok sonraları dahi karşımıza çıkabilmektedirler. 

İşte bugün buradan yönetmeliklere uymaksızın, sorumsuzca tarım koruma ilacı satanlara, kullananlara ve bunların kullanımında gerekli gözetimi ve kontrolü yapmayanlara bir hatırlatmamız olacaktır. 

Şöyle ki, eğer bitkiniz tarlada büyümekte nazlandığında “Nazol“(!), bel verdiğinde “Belgol”(!), böceklendiğinde “Böcekex”(!) ve sinekler dadandığında da “Sinekex’i”(!) sorumsuzca, yüksek dozlarda, izin almadan, danışmadan satar ve sıkarsanız veya buna duyarsız kalırsanız hiç beklenmedik bir zamanda kendinizi bu çeşit gıdalarla zehirlenmiş olarak hastanede bulabilirsiniz.

Ama o zaman üzülmeyin sakın hiç temenni etmesek de bu defa da doktorunuz size “Oh olsunix ‘ten” (!) kaç doz sıkacaktır bilemeyiz.

Prof. Dr. Özer Ergün

İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi

Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı