Ana Sayfa Aşk - İlişkiler Kendimizi kabule ve sevmeye ihtiyacımız var!

Kendimizi kabule ve sevmeye ihtiyacımız var!

1331
kendini sevmek

Bizler bu dünyaya birtakım deneyimler yaşamaya ve hayattan keyif almayı seçerek geldik. Mayamız koşulsuz sevgi ve en çok ihtiyacımız olan da kendimizi yeterince sevmek. Kendimize yapacağımız en büyük iyilik ve yatırım, kendi üzerimizde çalışmaktır. Bir gün herkes gitse bile bizler kendimizin en iyi dostları olarak kalacağız.

Bizler, çocukluğumuzdan bu güne kendimizi sevmek konusunda çok da fazla bir eğitim almadık; kendilerini çok seven anne ve babalarımız olmadı belki de. Hep başkalarını mutlu etmek ve sanki onlar mutlu olursa bizler de mutlu olabilecekmişiz gibi bir algı ile büyütüldük, bu şekilde gördük ve modelledik. Yani aslında hep vermeyi öğrendik ancak tam anlamıyla almayı bir türlü beceremedik, bilemedik. Almanın bir bencillik olduğu algısı ile yetiştirildik belki de. Zannettik ki eğer çok verirsek bizi daha çok sevecek ve değer vereceklerdi. Ancak hiçbir şey bu beklediğimiz şekilde gerçekleşmedi ve bizler hayal kırıklığı, mutsuzluk ve keder denizinde yüzer bulduk kendimizi. Aslında kendimizi sevmeyi, kendimize değer vermeyi ve kendimizi mutlu etmeyi başarabilseydik, belki de bugün yaşadığımız birçok sorun ve rahatsızlık hiç yaşanmamış olacaktı. Bu kadar birilerine bağımlı olmayacak, başkalarını kurtarayım derken kendimiz kurtarılmaya mahkum etmeyecek, kendimizi bu kadar şanssız ve kader kurbanı hissetmeyecektik. Bu anlamda insan ilişkilerinde kopukluk ve güvensizlik sorunları yaşamayacaktık.

Enerji seviyemiz 500 hz’e yükselebilir

Bu satırları okurken “Yani başıma gelen her şeyin sorumlusu ben miyim?” diye soranlar olabileceğini tahmin ediyorum. Sorumlu ya da suçlu değiliz hiçbir konuda ve hiçbir olayda; suç da yok, suçlu da yok, sadece deneyimlerimiz var. Sadece kendimizi tanımaya, keşfetmeye, kendimiz ile ilgilenmeye ve her ne olursa olsun kendimizi olduğumuz gibi kabul etmeye ve sevmeye ihtiyacımız var.

“Bir tek ben neyi değiştirebilirim ki?” diye düşünebilirsiniz bir an, çok şeyi değiştirebiliriz hem de mucizevi bir şekilde. Sevginin enerjisi çok yüksek bir frekansa sahiptir ve ölçülen değeri 500 hz (titreşim/sn) civarıdır (Bilinç Seviyeleri Dr. David Hawkins). Yani bizler kendimizi tam olarak her anlamda kabule geçerek sevmeye başladığımızda enerji seviyemiz ortalama seviye olan 300 hz’den 500 hz’e yükselir. Bizdeki bu yükseliş; fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duygusal olarak her anlamda iyileşmemize, kendimizi çok enerjik, hayat ve keyif dolu hissetmemize neden olur. Koşulsuz sevgi ile bütünleşerek evrenin her bir parçasını olduğu gibi sevmemizi sağlayacaktır. Yani kendimizi sevmek sadece kendimize yaptığımız bir iyilik hali değil, bütünün her bir parçasına da katkı olacaktır.

Bu anlamda aşağıdaki tablodan da görebileceğimiz gibi, enerji ve bilinç seviyemizde yaşanan her bir yükseliş ile binlerce kişinin enerji seviyelerini de dengelemiş oluyoruz.

Tablo şöyle :

300 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 90.000 kişiyi,

400 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 400.000 kişiyi,

500 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 750.000 kişiyi,

600 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 10 milyon kişiyi,

700 seviyesindeki bir kişinin ise 200’ün altındaki 70 milyon kişiyi dengelediği bilinmektedir.

(Amerikalı Bilim Adamı Dr. David Hawkins , ( 1927-2012) Frekanslar, Frekansların Bilinç Düzeylerine Etkisi konulu araştırması)

Bir çoğumuz kendimizi çok seviyoruz zannediyoruz. Kendini beğenmek ve sevmek ayrı şeylerdir. Bizler kendimizi dış görüntü olarak ya da bize iyi gelen yönlerimizi dikkate alarak beğenebilir ve onaylayabiliriz. Bize iyi gelmeyen özelliklerimizi görmezden geliyor, en ufak bir olumsuzlukta kendimizi acımasızca yargılıyor, suçluyor, öfkeleniyor ve kendimize istemediğimiz şeyleri yaptırıyorsak kendimizi sevmiyoruz demektir. Olumlu ya da olumsuz her halimizle kendimizi kabul ediyor, affediyor, kendimizle düzenli olarak vakit geçiriyor, neyi neden yaptığımızı anlamaya çalışıyor, beğenmediğimiz yanlarımızla da yüzleşerek, onları değiştirmeye ve dönüştürmeye çabalıyorsak işte gerçek anlamda kendimizi seviyoruz demektir.

İşte o zaman, o hep peşinde koştuğumuz iç huzuru yakalar ve kendi başımıza da çok mutlu olmayı başarabiliriz.

Uygulamaya geçemiyoruz!

Bir çoğumuz zaten tüm bunları biliyoruz ancak henüz uygulamaya geçemedik ya da nasıl yapacağımızı bilemiyor olabiliriz. Bizleri aşağıya çeken tüm olumsuz duygu ve düşüncelerimizi biliyor ancak nasıl arınacağımız konusunda bir fikrimiz olmayabilir. Bu duygu ve düşünceler özellikle 0-7 yaş, hatta anne karnından beri bilinçaltımızın öğrenmiş olduğu olumsuzluk içeren kayıtlardır. Bu duyguları deneyimlemiş içimizde binlerce mutsuz, üzgün ve öfkeli çocuk olabilir. Bu çocuklar özellikle de yeterince sevilmemiş, beklediği kadar değer, ilgi ve güveni alamamış bu parçalarımızdır. Bu kayıtlar günlük yaşantımızda bizler hiç de farkında olmadan bizim enerjimizi aşağıya çekerler. Bizler onların farkına vardıkça, onları gördükçe ve onları iyileştirdikçe, bugünkü bizler ve dolayısı ile gelecekteki bizler iyileşeceğiz. Geçmişe ait duygu yüklerimizi bıraktıkça ve bize bunları yaşatanları affederek yolumuza devam etmeye niyet ettikçe bu hayat yolunda çok daha hızlı, çok daha sağlıklı, çok daha dengeli ve kaliteli yol alabiliriz.

Hayatın içinde her şey bizden bizedir; etrafımızda gördüğümüz her durum ve olay bizim bilinçaltımızın dış dünyaya yansımasıdır. Özellikle hoşumuza gitmeyen, bizi yoran, üzen ya da öfkelendiren birçok durumu, bizler hiç de farkına varmadan yaratırız. Örneğin, hayatımıza giren bir kişi bize değersizlik duygusu yaratıyorsa, bizde yarattığı bu duygu, bizim bilinçaltımızda çocukluğumuzda deneyimlediğimiz ve kendimizi çok değersiz hissettiğimiz bir anının yansımasıdır. Dolayısı ile bu kişiye kızmak, ondan uzak durmak ya da onu alanımızdan çıkarmak çözüm olmayacaktır. Çünkü o kişi hayatımızdan çıksa bile, onun yerine başka birisi gelecek ve bize yine aynı duyguyu yaşatacaktır, taa ki biz bu durumun farkına varıp dönüştürene kadar. Bunun yerine, bilinçaltımızda yer alan bu duygudan arınırsak, artık hiç kimse bize bu duyguyu yaşatmayacak, aksine kendimizi çok daha değerli hissedeceğimiz durum ve kişileri hayatımıza çekmeye başlayacağız.  

Dolayısı ile geçmişte sevgisizlik deneyimleri yaşamış bilinçaltımızdaki bu olumsuz kayıtları değiştirebilir ve olumlu olanlara dönüştürebilirsek, bilinçaltımız bu yeni kayıtlar sayesinde harekete geçerek artık sevgi dolu deneyimleri hayatımıza çekecektir. Denemeye değer mi? Bence değer çünkü bugüne kadar hep bu sevgiyi dışarıda aradık, bulamadık, başkalarını suçladık, sonuç ise hep hüsran oldu ve bugün bu durumumuzdan pek de memnun değiliz, o zaman bu kez başka bir yol deneyelim derim. Kendimize yapacağımız en büyük iyilik ve yatırım, kendi üzerimizde çalışmaktır. Bir gün herkes gitse bile bizler kendimizin en iyi dostları olarak kalacağız.

Gerçekten kendimizi sevebilirsek, başkalarını da sevebiliriz, doğayı da hayvanları da yani tüm canlıları sevebiliriz. Tıpkı bir yap bozun parçaları gibi birbirimizin tüm eksik yönleri ile kabule geçebilir ve bir bütün olabiliriz. Yeter ki isteyelim, inanalım ve biraz da emek harcayalım.

Kendimizi keşfedelim, sevelim ve yeni birer ben yaratalım. Bunu sen yaparsan, ben yaparsam, biz yapmış olacağız. Bu evrenin sadece sevgiye ihtiyacı var ve bunu ancak bizler birlikte başarabiliriz. 

Yeniden, bıkmadan usanmadan yeniye ve iyiye doğru sevgi ve ışıkla kalın.

Instagram: @zkose47

                     @cosmos.biz

Facebook: Zehra Köse

                    COSMOS Eğitim ve Danışmanlık

www.cosmosturkiye.com