Ana Sayfa Sağlıklı Yaşam Meyve suyu: İçelim mi, içmeyelim mi?

Meyve suyu: İçelim mi, içmeyelim mi?

459
meyve suyu

Hepimizin çok severek tükettiği gıdalardır meyveler. Renk renk, çeşit çeşit meyveler bizler için çok iyi vitamin, mineral madde ve posa kaynaklarıdır. Yediğimizde güzel enerji kazanırız. Tabii ki yediğimiz miktarları kararında tutarak olmalı bu. Çünkü çoğu meyve Fruktoz dediğimiz meyve şekerini taşır bünyesinde. Bunu günlük tüketimimizde fazla kalori yüklenmemek için sınırlamamız gerekir.

Ya meyve suyu?

Daha sonra meyvelerin sularını sıkıp içmeyi keşfetti insanoğlu. Daha fazla enerjik hissetti kendini. Tadı da hoşuna gitti tabii ki meyve sularının. Ancak daha sonra meyve suları fabrikalarda çok miktarda üretilmeye başlandı ve herkes ulaşır oldu onlara. Lakin içilen bu meyve sularının büyük bir kısmı başta şeker olmak üzere aroma maddesinin yanında koruyucu ve renklendirici maddeleri de taşıyorlardı. Ayrıca ısı işlemden geçirdikleri için çok olmasa da vitamin ve mineral kaybı söz konusuydu tabii ki.

Nasıl üretiliyorlar?

Ana hatlarıyla bildiğimiz meyveler mevsiminde toplanır, ayıklanır, yıkanır, çeşitli teknolojik işlemlerden geçirilir, pastörize edilir ve paketlenir. Burada kaliteli ürün toplama, ayıklama ve yıkamanın çok iyi yapılması, ısı işlemin uygun olması ve hijyenik bir paketleme tek tek çok önem taşır. Bir aşamadaki hata ve tedbirsizlik son ürünün kalitesine ve neticede tüketiciye olumsuz yönde yansır.

Satın alırken nelere dikkat edilmeli?

Diğer içecekler gibi meyve suları da karton ambalajlarda veya şişelere doldurularak satılır. Taze sıkılmış olanlar +4 derecede soğuk zincir hiç kırılmadan satışa sunulmalıdır. Pastörize edilmiş ve diğer ısı işlemlerden geçirilmiş meyve suları oda sıcaklığında muhafaza edilebilir. Ancak bunların da açıldıktan sonra buzdolabında saklanmaları gerekir. Aksi takdirde kısa sürede ekşiyecek ve küfleneceklerdir. Meyve suları satın alınırken öncelikli olarak bilinen markaların ürünleri son tüketim tarihleri ve ambalajları kontrol edilerek alınmalıdır. Şişmiş, delik, yırtık, ezilmiş, kirli ambalajlı meyve suları kesinlikle satın alınmamalıdır.

İçerken nelere dikkat edelim?

Kapalı ambalajlı içecekleri pipetle veya doğrudan kutusundan içmemek gerekir. Bir bardağa döktüğümüzde içerisinde herhangi bir yabancı cisim veya küflenme olup olmadığını görerek sağlığımızı korumuş oluruz. İçmeden önce de kokuda ve ilk yudumda ekşime, acılaşma, kokuşma gibi istenmeyen tatların olup olmadığı gözlenmelidir. Eve alınan meyve sularının açıldıktan sonra buzdolabında muhafaza edilmesi gerekir. Bir meyve suyunda veya içecekte yabancı madde çıkması o markanın diğer ürünlerinde de bunun olabileceği ön yargısı oluşmamalı sadece o ambalaja ait olumsuz bir durum olduğu anlaşılmalıdır. Ancak aynı markadan tekrarlanan hatalar tüketici üzerinde zamanla olumsuz bir tesir bırakacaktır.

Başka riskler taşımaz mı?

Tükettiğimiz tüm hazır gıda maddeleri mikrobiyolojik yönden tüketiciyi zehirleme riski taşıyabilirler. Şöyle ki, uygun ısı işlemden geçmemiş, son tüketim tarihi sona ermiş, ambalajı delinmiş meyve sularının gıda zehirlenmesine neden olma ihtimalleri yüksektir. Eğer bir meyve suyu küflü meyvelerden yapılmışsa küflerin salgıladığı toksinler önemli bir zehirlenme nedenidir. Ayrıca toprak ve dışkı kaynaklı çeşitli bakteriler de uygun ısı işlemden geçirilmemiş meyve sularında üreyerek tüketicilerde gıda zehirlenmesine neden olurlar.

Meyve sularını içelim mi içmeyelim mi?

İçelim ama markalı, şeker katkısız, koruyucu madde taşımayan, renk maddesi katılmamış meyve sularını tercih ederek kararınca içelim. Ancak taze meyvelerin de minerallerinden, vitaminlerinden ve posasından tam olarak yararlanmak istiyorsak onları da güzelce yıkayıp gerekiyorsa da soyarak yemenin en sağlıklısı olduğunu da mutlaka bilelim.

Prof. Dr. Özer Ergün

İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi

Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı

Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi