Ana Sayfa Gündem Burhan Şeşen: Ey bu ülkeyi yönetenler, aşk acısı çektiğinizde hiç mi bir...

Burhan Şeşen: Ey bu ülkeyi yönetenler, aşk acısı çektiğinizde hiç mi bir şarkı size teselli olmadı?

28
burhan şeşen

MÜYORBİR Başkanı Burhan Şeşen, pandemi süreci ve son olarak açıklanan ‘kademeli normalleşme’ takviminde müzisyenler için adım atılmamasına yönelik İYİ Parti’nin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Taleplerini dile getiren Şeşen, “Resmen yaşam mücadelesi veriyoruz” dedi. Şeşen, ayrıca hükümete seslendi: “Ey bu ülkeyi yönetenler, aşk acısı çektiğinizde hiç mi bir şarkı size teselli olmadı?”

35 yıldır müzisyenlik yaptığını ve müziğin zor zanaat olduğunu dile getiren Şeşen, her şeye rağmen yeniden dünyaya gelme şansı olsa yine müzisyenliği seçeceğini belirtti.

“Yaklaşık 16 aydır hepimiz çok büyük bir krizin altında eziliyoruz” diyen Şeşen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yüzbinlerce sektör çalışanı ve bakmak zorunda olduğumuz ailelerimizle resmen yaşam mücadelesi veriyoruz. Hayatlarına kıyanlar, enstrümanlarını satanlar; yıllarca sahneye çıkabilmek, bir enstrüman çalabilmek için gecesini gündüzüne katan besteciler, icracılar, söz yazarları, yorumcular ve sektör emekçileri… Hiç bilmediğimiz iş kollarında üç kuruş paraya iş arar olduk. Pandeminin ilk günlerinden beri Kültür ve Turizm Bakanı haricinde devletin en üst makamı müzik sektöründen hiç ama hiç söz etmedi. Tiyatrocu, sinemacı dostlarımız acil önlem paketlerinde yer aldılar ama bizler devlet babanın üvey evlatları gibi görüldük nedense. En başından beri devletten beklentimiz diğer iş kollarına sağlanan kademeli normalleşmenin bizim sektörümüze de uygulanmasıydı. Yoksa ‘bize para verin, yardım edin’ diye sızlanmak hep bir şey ister konumunda olmak hiçbir müzisyenin tercih edeceği bir yol değil. Türkiye’de bizler yıllarca çalgıcı olarak hor görüldük. ‘Asıl işiniz ne?’ sorusuna muhatap kılındık. Yaptıklarımızın sanat olduğu görmezden gelinerek hak ettiğimiz saygınlık birkaç plaketle geçiştirildi ne yazık ki.”

Özel Kopyalama Harcı hak sahiplerine dağıtılmalı!

Şeşen, müzisyenlerin ve diğer müzik emekçilerinin beklentilerini şöyle sıraladı:

Daha geç kalmadan sokağa çıkma yasağı en azından 21:00’den 24:00’e kadar uzatılmalı. Zira çalışma şartları ve saatlerimizin hamam, sauna, halı saha gibi işletmelerle en ufak bir ilgisi yok. Toplumun büyük bir kesiminin çalıştığı ve işten eve geliş saatleri göz önüne alındığında bizim akşamüzeri ya da öğleden sonra bir konser yapma şansımız yok, zaten kimse de gelmez o etkinliklere.

Performans salonları, gece kulüpleri ve türkü barlar sosyal mesafe şartları ve hijyen koşulları da göz önüne alınarak bir an evvel açılmalıdır diye düşünüyorum.

Devlet en azından tam normalleşme sağlanana kadar satılacak konser biletlerinin bir bölümünü sübvanse etmeli; aylardır kapalı olan konser ve müzikli yerlere de mutlaka maddi destek ve vergi indirimi gelmeli.

Türk Lirası’nın maalesef Euro ve Dolar karşısındaki değer kaybından dolayı ithal edilen müzik stüdyo ekipmanları, ses/ışık sistemleri ve enstrümanlardan alınan gümrük vergisi minimuma indirilmelidir.

Müzisyenlerin sigorta, emeklilik ve sosyal güvenlik alanındaki belirsizlikleri ortadan kaldırılmalıdır.

Ve de en önemli konulardan birisi, Özel Kopyalama Harcı’ndan alınan vergiler bir an evvel hak sahiplerine dağıtılmalıdır. Zira sizler de biliyorsunuz ki bu hazineye gelir kaydedilecek bir kalem değil, sanatçının tazminatıdır. Bu paranın da bir an evvel meslek birlikleri eliyle hak sahiplerine dağıtılmasını talep ediyoruz.

Ayrıca Anayasa’nın 64. maddesi hepimizin bildiği gibi “Devlet sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur, sanat eserleri ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gerekli tedbirleri alır.” der. Sizlerden ricamız Anayasa’nın bu maddesine uymanız.

Şimdi şunu sormanın zamanı geldi, bu ülkeyi yönetenler, bir ayrılık sonrasında ya da bir aşk acısı çektiğinizde hiç mi bir şarkı size teselli olmadı? Bir ağıtla, bir bozlakla hiç mi hüzünlenmediniz? Bunları da geçtim, bir düğünde hiç mi halay başı olmadınız? Daha da özeli ilkokulda, milli bayramlarda, vatani görevinizi yaparken “Dağ başını duman almış” marşını da mı okumadınız?

Şeşen, konuşmasını, “Gözünü Yumma Müziğe Sahip Çık. Gözünü Yumma Sahnene Sahip Çık” sloganıyla tamamladı.