Ana Sayfa Ekonomi Sesimle Var Olmaya Geldim Clubhouse!

Sesimle Var Olmaya Geldim Clubhouse!

1986
clubhouse

Gün geçmiyor ki bir sosyal medya uygulaması daha çıkmasın. Son örneklerden biri de Clubhouse… “Sesimle var olmaya geldim” diyenler için şahane bir ortam sunsa da geliştirilmesi gereken çok nokta var.

Haber: Melisa Su Güler

Fotoğraflar: Duygu Kuş

Benim gibi sosyal medya işleriyle uğraşıyorsanız durumunuz vahim. Her yeni uygulamayı denemek, kurcalamak zorundasınız. Keyifli mi? Aslında keyifli ama son zamanlarda hızına yetişmek zor.

2020 yılında kurulan son aylarda fırtınalar estiren Clubhouse da bunlardan biri. İsmi pek bir havalı… Sanki parti havasında sohbet ediyorsunuz. Davetiyeyle girildiği için daha bir cezbedici tarafı var. Elinde davetiye olanlar satışa sunmaya da başlamış, başlarda 1000 dolarlara kadar çıktığı söyleniyor.

Peki, benzer uygulamalar yok muydu? Sesli chat, oyun dünyasının yakından bildiği Discord bunlardan sadece ikisi. Zaten uygulama da altyapısını Discord’dan alıyor. O yüzden bu fikrin tutmasına şaşıran çok kişi var. Ancak, ilk 1000 kullanıcının yatırımcılardan oluşması, ardından da fenomenlerle iş birliği yapılması işi bir anda bu noktalara getirdi.
Yeri gelmişken Twitter’ın da sesli sohbet odası Spaces’in testlerine devam ettiğini söyleyelim. Özellikle pandemide insanların sohbet etme ihtiyacının artması ve zamanının bol olması bu tür uygulamalara ilgiyi artırıyor.

Nedir bu Clubhouse?

Paul Davison ve Rohan Seth tarafından kurulan Alpha Exploration girişimi olan uygulama onların deyimiyle “Kişilerin istediği yerden konuşabildiği, hikaye anlatabildiği, fikirler geliştirebildiği, arkadaşlıklarını derinleştirdiği ve yeni insanlarla tanıştığı ses temelli yeni nesil sosyal ürün.” Aldığı yatırımlarla kısa sürede piyasa değeri 1 milyar doları aştı.

Nasıl üye olunur?

İşin ilginç yanı burada. Clubhouse’a üye olmak için hesap açmanız yeterli değil. Bekleme listesine girmek istemiyorsanız bir referansa yani içerden birinin sizi davet etmesine ihtiyacınız var. Diyelim ki uygulamayı indirdiniz davetiye aldınız içeri de girdiniz şimdi ne olacak?

Oda seçmece…

Her ülkeden tahmin etmekte bile zorlanacağınız konu odaları var. Muhabbetin sınırsız olduğu bir dünya… İçlerinden birini seçip giriyorsunuz ve neler konuşuluyor önce bir dinliyorsunuz. Konuşmak istediğiniz zaman el kaldırma butonuna tıklayıp odanın moderatöründen size onay vermesini bekliyorsunuz. “Oooo uzun iş” dediğinizi duyar gibiyim ama ortamlarda tanındıkça söz alma hakkınız da bir o kadar çoğalacaktır. Pes etmek yok.

“Ben kendi odamı kurmak istiyorum” diyorsanız da uygulama size “Hay hay tabii” diyor. İstediğiniz bir konuda oda açıp bu konuda sohbet kurabiliyorsunuz.

Bu arada odadan ayrıldığınızda da moderatöre herhangi bir bildirim gitmiyor.

Ne faydası var?

Bu soruya, “Sohbetin ne zararı var?” diyerek karşılık vermek istiyorum öncelikle. Sosyal medyanın öncelikli amacı yeni insanlarla tanışmak, sohbet etmek değil midir? Clubhouse’da geliştirmek istediğiniz yeni bir dil var ise o dilde konuşan insanları dinleyebilir ve siz de cesaret edip katılabilirsiniz. İş alanınızla ilgili network sağlayabilirisiniz. Sizin bile bugüne kadar fark etmediğiniz bir ilgi alanınızı keşfedebilirsiniz. Ünlü isimlerle birebir konuşma fırsatı yakalayabilirsiniz. Farklı fikir ve düşünceleri dinleyerek empatinizi geliştirebilirsiniz. E daha ne olsun zaten. Bir sosyal medya uygulaması size daha ne versin? İsterseniz gelsin bir de evinizde yemekleri yapsın 🙂

Zaman problemi…

Sohbet ederken bir yandan saate bakmayı sevmeyenlerdenseniz şahane. Odaların belirli bir saat sınırı yok çünkü. Moderatör çıkana kadar oda sohbete açık kalıyor. Fakat konuşmaların süresinin ayarlanması belki moderatör tarafından bir süre verilerek yapılabilir. Biri sazı eline alıp uzun uzunnn konuşursa diğerleri sıkılabiliyor.
Bir odaya en fazla kaç kişi katılabiliyor?

Her odada kişi sayısı 5 bine kadar çıkabiliyor. Yani konuşmacı olarak katıldığınız odada aslında binlerce kişiye sesinizi duyurabiliyor ve iletişime geçebiliyorsunuz. Ekonomistlerden yazılımcılara, satış elemanından fotoğrafçıya, şarkıcılara kadar aklınıza gelebilecek her meslekten yaştan insanlar oluyor bu gruplarda.

Konuşayım da gizlilikten ne haber?

“Konuşayım konuşmasına da gizlilikten ne haber?” diyorsanız orası biraz karışık. Uygulamanın bazı bilgilerinizi topladığı biliniyor ancak şu anda ekran kaydı almadığını da bildiriyor. İlk günlerde alınabiliyordu ancak bir güncelleme ile bu duruma çözüm bulmuş oldular. Kayıt almayı üç kez üst üste deneyen kullanıcıları uygulamadan devre dışı bırakarak erişimini engelledikleri de konuşulanlar arasında. Yani konuştuğunuz odada kalıyor. Tabii yine de dikkat etmekte fayda var. Geçtiğimiz günlerde bazı kullanıcılara konuştukları konular nedeniyle engellemeler oldu.

Bana soracak olursanız ben hangi odada neyi dinlediğimi, ne konuştuğumuzu da gizlemek isterim. Yakın çevremin görmesini istemiyor olabilirim o anda… Belki ileride böyle bir seçenek sunulabilir. Bu hakkım olabilmeli bence.
Gizlilik demişken DM atılamıyor olması da şahane bir kafa rahatlığı…

İlk günlerin heyecanı yok!

Kendi deneyimimden bahsedecek olursam, ilk günler beni uykusuz bırakan bu uygulamada gün geçtikçe ilginin azaldığını hissediyorum. Saatler süren konuşmaların azalması da benim bu hislerimi destekliyor gibi. İnsanlar özellikle bekleme konusunda sıkılıyor. Fakat diğer taraftan ne fotoğraf ne video üretme zorunluluğunun olmaması büyük avantaj ve rahatlık sağlıyor. Bir saniyede girip bir saniyede çıkabiliyorsunuz. Bir anda popülerleşmesi “Diğer sosyal medyalara ilgiyi azaltır mı?” sorusunu da gündeme getirmişti. Yapısı itibarıyla en çok podcast’ten kullanıcı çalacağı kesin. Çünkü burada hiyerarşi yok. Ünlüler de sıra bekliyor ve herkese söz hakkı tanınabiliyor.

Android kullanıcıları bekleyecek

Şu an sadece İOS işletim sistemine ait telefonlarda kullanılabilen bu program, Androidcileri üzüyor. İleride Android işletim sisteminde de kullanılabildiğinde ne olacağını hep birlikte göreceğiz. Bu konuda çalışmalarını sürdürüyor şirket. Şu anda en büyük ilgiyi de Japonya’dan görüyor.

Son bir not: Konuşan kişinin kim olduğunun daha iyi anlaşılması için de bir çözüm bulunmalı. Belki fotoğraf büyütülür belki çerçeve eklenir bilemiyorum ama bir dokunuş şart.

Sosyal medya uygulamaları artık hayatımızın bir parçası ancak unutmayalım ki bize en uygun olanları seçip diğerlerini elememizde fayda var. Her an her yerde olamayız.