Ana Sayfa Seyahat Şile Saklı Göl keşfine hazır mısınız?

Şile Saklı Göl keşfine hazır mısınız?

1168
saklı göl
şile saklı göl

İstanbul ve çevresinde yaşayanların en büyük sorunlarından biri de işten fırsat bulduklarında günübirlik kaçıp nefes alabilecekleri, doğa ile bütünleşebilecekleri bir yer bulmak. Bu yerlerden biri de hiç kuşkusuz Şile ve Şile’ye bağlı doğa harikası köyleri. Daha önce gitmediyseniz Saklı Göl keşfine çıkabilirsiniz…

Pınar Karahan

Normalde de sık sık günübirlikçilerin uğrak yeri olan Şile, pandemi döneminde en güzel kaçış rotasyonlarından biri oldu. Bunu; İstanbul gibi birçok şehir merkezine yakın, alan olarak geniş, farklı alternatiflere sahip mekanların bulunması ve mavi ile yeşil doğayı bir arada sunmasına bağlayabiliriz.

Size bu yazımda, son zamanlarda benim de özellikle hafta içleri işlerin yoğunluğunun ardından Cumartesi günleri nefes almamı sağlayan Şile’deki yeni keşfim Karamandere Köyü içinde bulunan Saklı Göl‘den bahsedeceğim.

Doğa yürüyüşü ve piknik yapmak, fotoğraf çekmek, bisiklet sürmek, hayvanlarla iç içe olmak isteyenler için gidilebilecek adreslerden biri Saklı Göl. Ancak gitmeden önce bilmeniz gerekenler var! Sonrasında karar sizin!

Nasıl gidilir?

İstanbul’dan Şile otobanına girin ve yolu takip edin. Işık Üniversitesi’nden hemen sonra ilk ışıklardan sağa dönün ve yaklaşık 3 kilometre daha tabelaları izleyerek devam edin. Yol boyu inekler, koyunlar ile karşılaşacaksınız ve yoldaki rahat tavırlarına şaşıracaksınız 🙂 Köy halkının kurduğu tezgahlardan kendi üretimleri olan ekmek, süt, yumurta, turşu ve reçel çeşitlerinden alabilirsiniz. Gözleme, köy kahvaltısı ya da kendin pişir kendin ye mekanları da bu yol boyunca size eşlik edecek. O andan önce ne yemiş olursanız olun aç hissedeceğiniz konusunda da uyarımı yapayım.

Otopark var mı?

Saklı Göl’ün hemen girişinde geniş bir ücretsiz açık otopark alanı mevcut.

Ne yenir?

Öncelikle şunu belirteyim, ben pandeminin ilk gününden beri restorandan neredeyse (bir-iki istisnayı saymazsak) hiç yemek yemedim. Bu yolculuğumda trafikte zaman kaybedip sonrasında önce Şile merkeze uğrayınca dayanamayıp balık ekmek yedim (Şile merkezde şahane balık ekmekçiler mevcut. Çarşıdaki kafe ve restoranların terasları denize bakıyor. Yani dış görüntülerine aldanmayın, içeri girince açık havada, deniz manzarası eşliğinde yemeğinizi yiyebilirsiniz.)

Bu nedenle Saklı Göl’de restorana oturmadım. İştahımın depreşmesini yanımda götürdüğüm meyve, bisküvi ve termostaki çayımla yatıştırdım. İyi ki de öyle yapmışım. Çünkü hemen yanda yer alan fiyatlar ve bu fiyatlara rağmen gelen tabaklar kimseyi memnun eden cinsten değilmiş.

Saklı Göl’de yemek yemek için üç şansınız var:

1- Tüm malzemelerinizi getirip tesisten masa ve mangal alabilirsiniz.

2- Tüm malzemelerinizi tesisten alıp sadece masayı ödemezsiniz. Kuver, mangal ve aldığınız malzemelerin parasını ödersiniz.

3- Restoranda oturup yediğiniz ve içtiklerinizin parasını ödersiniz.

Genel olarak fiyatlara baktığımızda serpme köy kahvaltısı kişi başı 60 TL. Siyah-yeşil zeytin, ceviz, üzüm, altı çeşit peynir, sahanda yumurta, reçel, tereyağ, bal ve kaymak var. Listeye baktığımızda -reçel, bal ve kaymağın hazır paketlerde sunulduğunu da bildiğim için- tam bir serpme köy kahvaltısından bahsetmek çok zor. Hele de peynir sevmeyen biri için keyif alınacak bir menü değil.

“Ekstra bir şeyler söyleyelim” derseniz örnek fiyatlar şöyle: Sucuklu yumurta 25 TL, kiremitte menemen 29 TL, sosis tabağı 22 TL, mıhlama 30 TL.

Ara sıcaklar: Çorba 15 TL, sigara böreği 20 TL, içli köfte 16 TL, paçanga böreği 21 TL.

Mezeler 18 TL, balıklar 40 TL, salatalar 27-30 TL arası, tatlılar 20-29 TL arası.

Et çeşitleri: Adana kebap 41 TL, sac kavurma 50 TL, kaşarlı köfte 40 TL, kiremitte kuzu pirzola 60 TL (genel olarak 30-70 TL arası)

Sıcak içecekler 7.50 TL ile 20 TL arası (2 kişilik demlik çay 25 TL, 8 kişilik 42 TL)

Soğuk içecekler 4 TL ile 10 TL arası…

Piknik alanı hizmet bedellerine gelince:

6 kişilik masa 40 TL

Veranda masa (6 kişilik) 50 TL

Veranda masa (8 kişilik) 60 TL

Veranda masa (12 kişilik) 85 TL

Büyük mangal 40 TL

Semaver çay 45 TL

Kuver kişi başı 10 TL

Derseniz ki tüm bu paraları vermeye değer bir manzara var mı? Bu sorunun cevabı hem evet hem hayır. Şöyle, ben mart ayında gittiğim için ne baharın o çiçekli rengarenk ne de kışın karlar altındaki beyaz görüntüsü vardı. Kuru bir görüntüydü. Gölün de eski suyuna sahip olmadığı bir gerçek. Kenardaki izlerden bile anlayabiliyorsunuz. Gölün sağ tarafında mangal dumanlarından oturmak da pek mümkün değil. Yine de gidip görülecek, etrafında bir tur atılacak yer olduğunu söyleyebilirim.

Neler yapılabilir?

Dediğim gibi mangal yapmak isteyenler mangallarını yapabilirler. Ata binmek isteyenler gölün sol tarafında düzenlenen turlara katılabilir. Çok kalabalık günlere denk gelmezseniz güzel fotoğraflar da çekebilirsiniz. Bisiklet turları düzenlendiğine dair bilgiler de gördüm etrafta ama şu an yapılmıyor anladığım kadarıyla.

Alana ilk girdiğiniz andan itibaren etrafta tavuk, horoz, ördek ve tavşanlar karşılıyor. En üzüldüğüm noktalardan biri de bu oldu. Evet, ne güzel ailelerin çocuklarına hayvanları göstermesi, sevdirmesi, onları anlatması AMA -kocaman bir AMA- maalesef bu konuda ciddi bir farkındalık eksikliğimiz var. En son gördüğüm görüntüyü anlatayım size; çocuğun biri beyaz bir tavşanı almış annesinin üstüne atıyordu. Tavşan deli gibi kaçmaya çalışıyordu ancak çocuk sıkı sıkı avuçluyordu ve anne de kahkahalarla gülüyordu! Sanırım anlatabildim derdimi.

Kısacası, zamanınız varsa, daha önce gitmediyseniz ve farklı bir yer arayışındaysanız gidin, görün derim. Sonuçta herkesin tecrübesi farklı olabilir. Hafta içi ve ağaçların daha yeşil olduğu bir dönemde giderseniz eminim daha çok keyif alabilirsiniz. Benim kendi tecrübe puanım 10 üzerinden 5.