Ana Sayfa Sağlıklı Yaşam Vegan beslenme: 5 önemli nokta!

Vegan beslenme: 5 önemli nokta!

69

Vegan beslenme vejetaryen beslenmenin bir türü olarak değerlendirilse de biyoetik ve yaşam tarzı olarak tek başına da ayrı bir anlam ifade eder. Bu yaşam felsefesi en temelde diğer canlıların yaşamlarına saygı duymaya dayanır. Vegan beslenme hakkında dünya çapında yapılmış bilimsel araştırma sayısı çok sınırlıdır. Çalışmaların birçoğu Amerika, Hindistan başta olmak üzere vejetaryenliğin diğer ülkelere göre daha fazla benimsendiği ülkelerde yürütülmüştür.

Bu çalışmalardan ve ülkemizde gözlemlediğimiz uygulamalardan yola çıkarak vegan beslenme ile 5 önemli noktaya dikkat çekmek istiyoruz.

Dr. Öğr. Üyesi Hayrettin MUTLU

İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü

Bireyselleştirilmiş eğitim!

Vegan beslenmeyi tercih eden tüm bireylerin ciddi bir beslenme ve diyetetik danışmanlığı ile besin ögeleri hakkında eğitim almaları gerekir.

Risk grupları olarak ifade edilen, hamile ve/veya emziren anneler, anne sütü alan bebekler ve 18 yaş altı çocuk ve ergenlerin profesyonel eğitiminin yanı sıra daha sıkı takip altında kalmaları şarttır. Vegan beslenen anne ve babanın çocuklarında büyüme takipleri daha sık aralıklarla yapılmalıdır.

Eksikler hangi besinler ile giderilebilir?

Vegan beslenmede oluşabilecek ve akla gelen ilk problem vücudumuzda üretilmeyen aminoasitlerin yeterli miktarda alınamamasıdır. Bu aminoasitler bitkisel kaynaklarla da yeteri miktarda alınabilir ancak bunun için profesyonel eğitim alınması gerekir.

İnternet ve çeşitli platformlarda bunlarla ilgili doğru bilgiye ulaşmak maalesef mümkün olmuyor.

Elzem amino asitlerin isimleri ve bitkisel kaynakları; ‘İzolöysin’ soya kıyması, mercimek, bakla, börülce, ‘Löysin’ soya kıyması, mercimek, bakla, börülce, ‘Lizin’ soya kıyması, mercimek, börülce, barbunya, bakla, ‘Metionin’ soya kıyması, barbunya fasulyesi, kuru bakla,

Treonin’ soya kıyması, kolza tohumu, buğday rüşeymi ‘Fenil alanin’ soya mercimek yer fıstığı, börülcem, bakla, kuru fasulye, bezelye, nohut. ‘Triptofan’ için buğday rüşeymi, susam, ay çekirdeği, ceviz yer fıstığı ve badem, ‘Valin’ soya, buğday rüşeymi, kırmızı ve yeşil mercimek, kuru bezelyedir (Burada belirtilen besinler, hayvansal kaynakların içerdiğinin en az yarısı kadar belirtilen aminoasit ihtiva etmektedir). Vegan beslenme planının omurgası bu besinler ile oluşturulmalıdır.

Önce çeşitlilik!

Çeşitlilik vegan olmayan beslenme düzeninin de ana bileşenidir. Vegan beslenmede de çeşitliliğin sağlanması bazı besin ögesi eksiklikleri önlemenin en kolay yoludur.  

B12 ve D vitamini düzeyleri düzenli olarak kontrol edilmeli ve varsa eksiklikleri takviye edilmelidir. Ayrıca gerektiğinde, çoğunluğunu hayvansal kaynaklardan aldığımız B grubu vitaminlerin yerine konulması için vegan multivitaminleri kullanılmalıdır.

Kansızlığa dikkat!

Demir eksikliğine bağlı kansızlık vegan olmayanlar ile pek farklı değildir. Ancak adet günlerinde olan kadınlar ile çocukların kansızlık yönünden takip edilmesi ve gerekli durumda demir takviyesi yapılması önem taşımaktadır.

Hayvansal proteinlerin yerine aşırı miktarda tahıl ürünü tüketimi ve özellikle nişasta oranı yüksek tahıl ürünlerinin tüketimi şeker hastalığının gelişimi açısından riskli olabileceği için, olabildiğince posa içeriği orta ve yüksek düzeyde olan sebze, meyve ve tahıllarını orantılı bir şekilde tüketilmesi gerekmektedir.

Sportif performans için proteinler çok daha önemlidir. Bu nedenle vegan beslenen sporcuların, sporcu beslenme uzmanından destek alması ve takibinde kalması gereklidir.

Olumlu yönleri neler?

Vejetaryen beslenmeyle ilgili çalışmalara göre bu beslenme tarzının beden kitle indeksinde düşüş sağladığı görülmektedir. Bu da obezite, diyabet ve yüksek tansiyon açısından sevindirici bir durum olarak karşımıza çıkar.

Biyoetik çerçevede ise beslenmede vegan bakış açısına tüm insanlık saygı duymalıdır.